Meal ve Tefsir

Fizik’in kendine göre bir çok kelimeleri olduğu gibi, din de böyledir. PİL kelimesini atmak nasıl imkansızsa, KİTAB kelimesi ve KETEBE köküne bağlı kelimeleri de atmak aynı şekilde imkansızdır.

İnsan tekamül için dünyaya gelmiştir. Ulvi manaları taşıyan kelimeler atılır bunların yerine basit manalılar konursa, LİSAN gibi İnsanı da basitleştirmiş oluruz.

Futbol oyunu ile bir sürü İngilizce kelimeler lisanımıza girdiği gibi, DİN ile de aynı halin meydana gelmesi normaldir. Arapçadan gelen kelimeleri lisanımızın dışına atmak, bir bakıma da İslamiyeti sınır dışı etmek, demektir. Lisanımız üzerindeki değişiklikleri bu yönden ele almamız gerekir.

Türkçe Kur’an denince akla iki hal geliyor. Birincisi: Latin harfleriyle ve Arap diliyle yazılı Kur’an İkincisi ise: Kur’anın tercümesi…

Arap harfleri ile Türk harfleri yarı yarıya birbirlerini tutmamaktadır. Bunun için Türk harfleri ile yazılan Kur’an aslına uygun bir telaffuzla okunamaz.

Tercüme işine gelince: Tercüme ile uzaktan yakından alakadar olanlar bilirler ki, hiç bir kitabın tercümesi aslının aynı değildir ve olamaz da… Tercüme kitap okuyanlar % 50 nispetinde tercümanı okuduklarını unutmamalılar.

Biz Kur’anı anlamak istiyorsak, ya Arapça öğrenmeliyiz veya tefsir okumalıyız. Tefsirlerin en uzunları, en makbul olanlarıdır. Fakat bunun da istisnaları vardır. Okuyacağımız tefsirin, müfessirini iyi bilmeliyiz. Bilgisiz, İslamı yaşamayan bir müfessirin tefsiri elbette faydalı olmayacaktır.

Türkiye’de İngilizce, Almanca ve Fransızca bilenlerin sayısı bir hayli kabarıktır. Arapça bilenler varsa bunlar, kendi imkanları ile öğrenmişlerdir. Hukuk kitaplarındaki Latince ibareler, teknik kitaplardaki İngilizce ve Almanca terimlere kimse bir şey dememektedir. «Bunları da Türkçe yazalım, Türkçe okuyalım» diyen yok. Bu durum karşısında «Artık Türkler, kendi lisanında bir Kur’ana kavuşmuştur» diyenler samimi değildir. Bu çeşit Kur’an tercümeleri, Türkleri dininden soğutur.

Türkler Türkçe Kur’an okumalıdır yerine Türkler Türkçe fizik, kimya, hukuk okumalıdır denebilir mi? Halen fizikteki alfa, beta gibi harfleri atamamışızdır. Atılmasına lüzum yoktur, çünkü bunlar beynelmineldir. Amma Arap lisanı da Müslümanlar arasında beynelmineldir. Alfaya, betaya saygılı olanlar, ELİF ve BE’ye de saygılı olsalar ya…

    Yorum Yaz

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.*